|
Sura Suresi 3
Kezâlike yûhî ileyke ve ilellezîne min kablikellâhul azîzul hakîm(hakîmu).
1. kezâlike : işte böyle, böylece
2. yûhî : vahyeder
3. ileyke : sana
4. ve ilâ ellezîne : ve onlara
5. min : den
6. kabli-ke : senden önce
7. allâhu : Allah
8. el azîzu : azîz, üstün
9. el hakîmu : hüküm ve hikmet sahibi
İmam İskender Ali Mihr : Azîz ve Hakîm olan Allah, işte böyle, sana ve senden öncekilere vahyeder.
Diyanet İşleri : (Ey Muhammed!) Mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah, sana ve senden öncekilere işte böyle vahyeder.
Abdulbaki Gölpınarlı : İşte böyle vahyetmededir sana ve senden öncekilere o üstün, o hüküm ve hikmet sâhibi Allah.
Adem Uğur : Azîz ve hakîm olan Allah, sana ve senden öncekilere işte böyle vahyeder.
Ahmed Hulusi : Aziyz ve Hakiym olan Allâh, sana ve senden öncekilere böylece vahyeder!
Ahmet Tekin : İzzet, kudret ve hikmet sahibi, hükümran olan Allah, hurûf-ı mukattaaları ve sûreleri sana, geçmiş kutsal kitaplardaki benzerlerini, senden önceki peygamberlere vahyettiği gibi, Kurânı sana vahyetmeye devam ediyor.
Ahmet Varol : Güçlü ve hakim Allah sana ve senden öncekilere işte böyle vahyetmektedir.
Ali Bulaç : O, Aziz ve Hakim olan Allah, sana ve senden öncekilere böyle vahyetmektedir.
Ali Fikri Yavuz : Azîz, Hakim olan Allah, sana ve senden evvelki peygamberlere böyle (manalar) vahyediyor.
Bekir Sadak : Guclu olan, Hakim olan Allah, sana da, senden oncekilere de soylece vahyeder.
Celal Yıldırım : O çok üstün, çok güçlü yegâne hikmet sahibi Allah, böylece hem sana, hem senden öncekilere vahyeder.
Diyanet İşleri (eski) : Güçlü olan, Hakim olan Allah, sana da, senden öncekilere de böyle vahyeder.
Diyanet Vakfi : Azîz ve hakîm olan Allah, sana ve senden öncekilere işte böyle vahyeder.
Edip Yüksel : Üstün ve Bilge olan ALLAH sana ve senden öncekilere böyle vahyeder.
Elmalılı Hamdi Yazır : İşte böyle vahiy veriyor sana -senden evvelkilere de- Allah, o, azîz, hakîm.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O güçlü, hikmet sahibi Allah sana, senden öncekilere de işte böyle vahyediyor.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey Muhammed! Çok güçlü hüküm ve hikmet sahibi olan Allah sana da senden öncekilere de böylece vahyeder.
Fizilal-il Kuran : O üstün iradeli ve her yaptığını bir hikmete göre yapan Allah, sana ve senden önceki peygamberlere böyle vahyeder.
Gültekin Onan : O Aziz ve Hakim olan Tanrı, sana ve senden öncekilere böyle vahyetmektedir.
Hasan Basri Çantay : O mutlak gaalib, O hukûm ve hikmet saahibi Allah sana da, senden evvelkilere de işte böyle vahyeder.
Hayrat Neşriyat : Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Hakîm (her işi hikmetli olan) Allah, sana ve senden öncekilere işte böyle vahyeder!
İbni Kesir : Aziz, Hakim olan Allah sana da, senden öncekilere de böyle vahyeder.
Muhammed Esed : Kudret ve hikmet sahibi olan Allah, (ey Muhammed) sana ve senden öncekilere (hakikati) şöyle vahyetti:
Ömer Nasuhi Bilmen : İşte böyle vahyediyor. Sana ve senden evvel olanlara o azîz, hakîm olan Allah.
Ömer Öngüt : Azîz ve hikmet sahibi olan Allah sana da senden öncekilere de işte böyle vahyeder.
Şaban Piriş : İşte böyle vahyediyor sana ve senden öncekilere, Aziz ve hakim olan Allah!
Suat Yıldırım : (O üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibi) azîz ve hakîm olan Allah, böylece sana da, senden önceki resullere de buyruklarını vahyeder.
Süleyman Ateş : O aziz ve hakim olan Allâh, sana ve senden öncekilere böyle vahyeder:
Tefhim-ul Kuran : O, Aziz ve Hakim olan Allah, sana ve senden öncekilere böyle vahyetmektedir.
Ümit Şimşek : Kudreti herşeye üstün olan ve hikmeti herşeyi kuşatan Allah, sana ve senden öncekilere böyle vahyeder.
Yaşar Nuri Öztürk : İşte böyle vahyeder sana ve senden öncekilere Azîz ve Hakîm olan Allah!
|